AB, Türk parlamentosunun "Türklüğe hakareti" suç sayan tartışmalı yasasında uzun zamandır yapılması beklenen değişikliğe övgüde bulundu.
Ayhan Şimşek
![]() AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn, "Bu değişiklik ileri yönde atılmış iyi bir adım" dedi. [Getty Images] |
AB 30 Nisan Çarşamba günü, Türk parlamentosunun 301. Maddede yapılacak bir değişikliği kabul etmesini memnuniyetle karşıladı. Parlamento, Ceza Kanunu'ndan yapılacak değişikliği, sekiz saatlik bir tartışma sonunda iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinin desteğiyle onayladı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) değişikliğe güçlü bir şekilde karşı çıkarken, ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi bunu AB'yi memnun etme amaçlı bir "makyaj" çabası şeklinde nitelendirdi.
AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn, "Bu değişiklik, ileri yönde atılmış iyi bir adımdır." dedi. "Şimdi Türk makamları tam ifade özgürlüğünü garanti altına almaya odaklanmalıdır." diyen Rehn, yersiz kovuşturmaları durdurmak için benzer maddelerde de değişiklikler yapılması yönünde çağrıda bulundu.
Tartışmalı madde bir hukuk reform programı kapsamında 2005 yılında yasalaşmasına karşın, muğlak ifadeleri geniş bir yelpazedeki eleştirel fikirlerin gelişigüzel şekilde suç sayılmasına yol açıyordu. Yasaya göre, "Türklüğün" veya "Türkiye Hükümeti, Devletin yargı kurumları, askeri ve güvenlik teşkilatlarının" "açıkça aşağılanması" üç yıla kadar hapisle cezalandırılabiliyor.
Aralarında 2006 Nobel edebiyat ödülü sahibi Orhan Pamuk, romancı Elif Şafak ve daha sonra bir suikasta kurban giden Türk-Ermeni gazeteci Hrant Dink'in de yer aldığı pek çok aydın bu maddeden yargılanmıştı.
Söz konusu değişiklik 301. Maddeyi ortadan kaldırmamakla birlikte, "açıkça aşağılamak" ifadesini daha net bir şekilde tanımlıyor ve savcılığın dava açma olanaklarını daha etkili bir şekilde sınırlıyor. Muğlak bir ifade olan "Türklük" yerine "Türk milleti" konuyor ve "Cumhuriyet" de "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" olarak değiştiriliyor. Bu yasaya dayanan her türlü kovuşturma için Türk adalet bakanının izni gerekiyor ve bu da dava açmayı daha zor hale getiriyor. Değişiklikte, eleştirel fikir ifadelerinin suç teşkil etmediği de vurgulanıyor. Ayrıca hapis cezası da en fazla iki yıla indiriliyor.
Değişikliği eleştirenler, iyileşmeleri kabul etmekle birlikte 301. Maddenin konuşma özgürlüğüne yönelik bir tehdit oluşturmaya devam ettiğini savunuyorlar.
AB hareketi büyük oranda memnuniyetle karşıladı. Avrupa Parlamentosu üyesi Joost Lagendjik, "Bu bir uzlaşmadır, daha iyi bir sonuç elde edemedik." diyerek şöyle devam etti: "AB olarak birinci tercihimiz 301. Maddenin kaldırılmasıydı. Ancak Türkiye'deki zor iç siyasi koşulları da hesaba katmamız gerek, şimdilik bunu olduğu gibi kabul etmeliyiz."
AB-Türkiye Ortak Parlamenterler Komitesi Başkanı Lagendjik, Türkiye'nin son değişikliği hazırlarken İtalya, Polonya ve Almanya'nın ceza kanunlarından bazı unsurlar eklediğini ve 301. Maddenin şu anki haliyle Türkiye'nin AB sürecini engellemeyeceğini belirtti.
Türkiye'nin katılmaya çabaladığı AB söz konusu yasayı uzun zamandır konuma özgürlüğüne yönelik bir tehdit olarak eleştiriyor ve Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerinde büyük bir engel olarak nitelendiriyordu. Türkiye üyelik müzakerelerine 2005 yılında başlamasına karşın son üç yıl içinde gerekli 35 faslın yalnızca altısı açılabildi.
0 коментара